İşletmelerin Kar ve Büyüme Hedefleri

İşletmelerin Kar ve Büyüme Hedefleri

Uzun Vadede Karlılık

Geleneksel bir kavram olarak tüm işletmeler “kar sağlamak” amacıyla kurulur. Kar işletmenin belirli bir dönemdeki faaliyetleri sonucu oluşur, basit şekilde toplam gelirin toplam giderden çıkarılmasıyla elde edilir. Başka bir ifadeyle kar her dönemde işletmeler için önemli bir kavram olarak görülmüştür. Kâr kavramı, işletmenin başarı derecesini ölçme aracı, denetleme aracı ve hepsinden önemlisi varlığını sürdürme aracıdır.

Finansal Plan Hazırlayın

Her ay gelir gider hesaplarınızı kontrol edin, tahmin yürütmek yarar sağlayabilir. Bu sebeple ay sonu kâr tahmini yapmaya çalışın. Kendinizi geliştirin, finansal türde kitaplar işinize yarayabilir.

Şirket Hesabınız Ayrı Olsun

Kendinize maaş tutarı belirleyin, şirket hesabınızı ayrı tutun, önemli olan gelir değil elde edilen kardır. Maaşınızı kâr üzerinden alın, aylık hedeflerinize ulaşamadığınız takdirde kesinti yapıp, bir sonraki ay hedeflerinizi tutturmaya çalışın.

Satış Geliri Sağlama Amacı

Belirli işletmelerin pazara hakim olduğu oligopol piyasalarda, işletme yöneticileri kârı maksimize etmek yerine belirli düzeyde tutup satış gelirlerinde hedeflediği artışı sağlamaya çalışır. Buradaki amaç şudur; işletme satıştan elde ettiği gelir ile giderlerini karşılayarak sermaye ve kârlılık oranını artıracaktır.

Tam rekabet piyasalarında bulunan işletmeler için durum tam tersi akıbettedir. İşletmeler kâr amacı güderek satış yapmaya çalışırlar. Ancak kâr aslında bir sonuçtur. İşletmenin kâr etmesi, o şirketin doğru belirlediği alanda faaliyet göstermesi, işbirliklerini doğru şirket veya insanlarla yaptığı, işletme verimliliğini ön plana alması, ürünlerin doğru belirlenen fiyatlara satılması ve müşteri memnuniyeti sağlanması gibi etkenlere bağlıdır.

Topluma Hizmet Bilinciyle Sorumluluk İşlevini Yerine Getirmek

Günümüz işletmelerinde giderek önem kazanan amaçlardan biri olmaktadır. Sahiplik ile profesyonel yönetimin gitgide ayrılmakta olması ve profesyonel yöneticinin çok yönlülüğü hissedarlar yanında toplumun işletme ile ilgili çeşitli menfaat gruplarına hizmet kaygısının güçlenmesi buna bağlı yönetişim kavramının ortaya çıkması kar amacının gerçekleşebilmesi için topluma hizmet kavramını daha baskın hale getirmiştir.

Firmaların varoluş amaçları sadece kâr ile açıklanamaz. Kâr, işletmenin mal ve hizmetlerine talep var olduğu sürece gerçekleşir. Bu sebeple kâr kadar talebin de göz önüne alınması gerekmektedir.

Bu sebeple topluma hizmet amacıyla, toplumun ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlerin temin edilerek tüketiciye ulaştırılması ve onların marjanal faydaya ulaştığı yarar ile işletmenin hizmet bilinci ölçülür.

İşletmeler personel çalıştırarak bunların sosyal güvenlik primlerini öder, rekabette bulunduğu firmalara karşı yeni teknolojiler ve verimlilik yöntemleri geliştirerek kaliteyi artırır. İstihdam sağlar.

Tüm bunlar dolaylı ve dolaysız olarak topluma hizmet bilinciyle hareket edilmesini sağlar. Bunun yanı sıra işletmeler topluma hizmet amacıyla tüketicinin taleplerini karşılayarak sosyal sorumluluk ve iş ahlakı ile hareket etmeleri gerekir. Tüketici memnuniyetini sağlayan firmalar araştırmalara göre daha başarılı ve uzun ömürlü oldukları görülmüştür.

Varlığını Sürdürme Ve Büyüme Amacı

Bugünün koşullarıyla işletmeleri büyümeye iten sebepler vardır. Küçük işletmeler, sürekli olarak büyüyen ve gelişen teknolojik değişimlerin yaşandığı bir zeminde sürdürülebilir olmaları zordur.

Küçük işletmelerin yaşadığı zorluklara örnek verecek olursak;

Az ürün satın alımı ile yüksek maliyetli hammadde tedarik etmektedirler.

Birim maliyet yüksektir. Sabit giderler üretilen mallara dağıtıldığında birim maliyeti artar.

Birim başına düşen satış masrafı yüksektir.

Bu gibi sebeplerle küçük işletmeler daha kârlı hale gelebilmek için büyüme yoluna giderler.

Sektördeki faaliyetlerin durgunluğu sebebiyle bazı işletmeler faaliyet çeşitliliğine gitmeyi tercih edebilir. Sektördeki durgunluk işletmeleri daha hızlı büyüyen ve daha kârlı sektörlerde yatırım yaparak faaliyet alanlarını genişletebilirler. Bu da büyümenin farklı bir yönüdür.

Özellikle günümüz işletmeleri için rekabet, varlıklarını tehdit eden sayısız tehlikelerle dolu iktisadi çevreden oluşmaktadır. Bu piyasa zemininde faaliyet gösteren işletmeler ciddi zorluklar ile karşılaşıyor. İşletmelerin çevre koşullarına ayak uydurabilmesi için faaliyet alanına ilişkin çevreden sürekli ürün girdileri yaparak bunlara ilişkin stratejiler geliştirmelidir.