Kayıt Dışı Ekonomi ve Ortaya Çıkış Nedenleri

Kayıt Dışı Ekonomi ve Ortaya Çıkış Nedenleri

Kayıt Dışı Ekonominin Tanımı

Kayıt dışı ekonomi, “Gayri Safi Milli Hasıla hesaplarını elde etmek amacıyla kullanılan istatistiki yöntemlere göre tahmin edilemeyen gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür” şeklinde tanımlanmaktadır.

Buna ek olarak kayıt dışı ekonomi, “ya hiç belgeye bağlanmayarak ya da içeriği gerçeği yansıtmayan belgelerle gerçekleştirilen ekonomik alım-satım işleminin, devletten veya işletme ortaklarından tamamen ya da kısmen saklanarak, kayıtlı (resmi) ekonominin dışına taşmasıdır.” Yapılan tanımlamaların ortak özellikleri faaliyetlerin herhangi bir belgeye dayanmamasıdır.

Kayıt Dışı Ekonominin Ortaya Çıkış Nedenleri

Kayıt dışı ekonomiye sebebiyet veren en önemli nedenler “vergi yükü, yüksek enflasyon, vergi yasalarının basit ve anlaşılır olmaması, yetersiz denetimler, cezaların caydırıcı olmaması, gelir dağılımında adaletsizlik, işsizlik, ekonomik istikrarsızlık ve belirsizlik ve buna bağlı olarak krizler” olarak gösterilmektedir.

Klasik iktisat tabiriyle kayıt dışı ekonominin ortaya çıkmasında en temel sebep insan ihtiyaçlarının sonsuz, kaynakların ise sınırlı olması gerçeğidir. Genellikle insanlar daha iyi şartlar altında yaşayabilmek, daha çok gelir ve servete sahip olmak, lüks ve temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla harcama yapabilmek adına kazancını devlet ile paylaşmak istemez. Buna bağlı olarak insanlar alıştığı tüketim düzeyinden daha düşük bir düzeye geçmek istemeyeceklerdir. Dolayısıyla sorunların temelinde insanların kendi faydalarını maksimize etme isteği yatmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte iktisadi teşebbüsleri kayıt dışına iten başlıca nedenler;

Mali Nedenler: Vergi yapısı ve vergi oranlarının yüksekliği, takip edilmeyen kamu alacakları, vergi afları, istisna ve muafiyetler, vergi denetiminin yetersizliği, defter tutma hadleri, sosyal güvenlik kesintilerinin yüksekliği ve vergilendirme ortamının belirsizliği mali nedenler arasında gösterilebilir.

Ekonomik Nedenler: Enflasyon baskısı, ekonomik istikrarsızlık ve belirsizlik, piyasa yapılarındaki sorunların küçük ölçekli işletmeleri kayıt dışına yöneltmesi, uluslararası rekabet baskısı, kayıt dışı ekonomik faaliyetlerdeki kar oranının yüksekliği, kayıt dışı üretimin rekabet avantajı sağlaması ve gelir dağılımındaki adaletsizlik ekonomik nedenler arasında gösterilebilir.

Sosyal Nedenler: İşsizlik, nüfus yapısı, eğitim düzeyi, gelir seviyesi, vergi bilinci, düzensiz kentleşme, rant ekonomisi ve hızlı nüfus artışı sosyal nedenler olarak gösterilebilir.

İdari Nedenler: İşgücü piyasalarına ilişkin çalışma saatlerinin düşürülmesi ve erken yaşta emeklilik gibi düzenlemelerin artması, bürokrasi yapısı ve bundan kurtulma çabaları, kaçak işçi çalıştırılması, sigortasız işçi çalıştırılması, vergi idaresinin organik yapısı ve denetim mekanizmasının yetersiz olması, yasaların basit ve anlaşılır olmaması, yasalardaki sürekli değişiklik ve vatandaşların kanunlara güveninin azalması, cezaların caydırıcı olmaması gibi nedenler idari neden olarak gösterilebilir.

Kayıt Dışı Ekonomi Türleri

Kayıt dışı ekonomi kavramı dahilinde öngörülen en büyük grup, hukuka uygun ticari faaliyet yürüten ancak kayıtlı olmasına karşın elde ettiği gelirin büyük bir kısmını kayıtlara yansıtmayan vergi mükelleflerinden meydana gelmektedir.

Yasal Olarak Gelirleri Kayıt Dışında Kalan Mükellefler

Kazancın vergi dışında kalması Devlet iradesine dayanıyorsa, yasalarla getirilen muafiyet, istisna, tevkifat gibi teşvik ve ayrıcalık getiren düzenlemelerle olur. Menkul kıymet gelirlerine, ihracata yönelik faaliyetlerden sağlanan gelirlere vb. tanınan istisna ve indirimler ile yaygın olarak uygulanan götürü usulü vergilendirme, kayıtlı ancak kamu iradesi ile tamamen veya kısmen vergi dışı tutulan faaliyetlerdir.

Bazı vergi mükelleflerinin elde ettikleri gelirlerin tespitinde zorluk yaşanması nedeniyle bu tip gelirler, vergi yasalarıyla muafiyet kapsamına alınarak vergi dışında kalabilmekte veya devlet tarafından götürü usulü ile vergilenebilmekteydi.

Götürü usulünde vergilendirilen mükellefler, bir taraftan kendi faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kayıt dışında kalmakta iken diğer bir taraftan da iktisadi münasebette bulundukları diğer mükelleflerin belge düzenini bozarak onların faaliyetlerinin de kayıt dışında kalmasına neden olmakta dolayısıyla kayıt dışı ekonominin daha çok büyümesine neden olabilmekteydi. Devlet bu durumu engellemek amacıyla “22.07.1998 tarihli 23417 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4369 sayılı kanun ile götürü usul yerini basit usule bırakmıştır.” Yani basit usule tabi olanlar, faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri ile hasılatlarını gösteren belgeleri vermek, istemek ve almak zorunda oldukları için belge düzeninin yerleşmesi bu sayede sağlanmıştır.

Türk vergi kanunlarına göre ödeyecekleri vergi, devlet tarafından bazı yöntemlere göre belirlenmektedir. Dolayısıyla yasal yolla bu mükelleflerin faaliyetleri sonucu elde ettikleri gelirlerin kayıt dışında tutulmasına izin verilmektedir. Ülkemizde bu grupta bulunan en geniş sektör tarım sektörüdür.

Kayıt Dışı Ekonomi ve Ortaya Çıkış Nedenleri

Gelirlerini Yasalara Aykırı Olarak Kayıt Dışına Çıkaran Mükellefler

İktisadi faaliyette bulunan ve kanunlarda belirtilen yükümlülüklere uyan bazı mükellefler gerçekleştirdikleri ticari işlemleri daha az vergi ödemek veya hiç ödememek amacıyla kayıt altına almamaktadır. Bu tür sektörlerde faaliyet gösteren kişilerin yürüttüğü faaliyetler yapıları gereği tespit edilmesi ve denetlenmemesi zor olması sebebiyle kayıt dışı kalabilmektedir.

Bazı sektörlerde süre gelen ekonomik faaliyetin sonucunda geleneksel hale gelmiş kayıt dışılık mevcuttur. Buna, ödenen vergi üzerinden kendi hayat standardını belirleyen serbest meslek grupları (Avukat, Doktor, Muhasebeci) örnek verilebilir.

Kayıt dışılığın başka bir örneği ise imalat sektöründe gerçekleşmektedir. Yani üretilen hammaddenin kayıtsız şekilde imalatçıya sevki, ardından maliyetin yansıtılmadığı satış belgesinin düzenlenmesidir. Buna örnek olarak ise;

  • Demir, kömür ve çelik işleriyle uğraşanlar
  • Tekstil sektöründe yer alanlar
  • Deri üretim ve ticaretiyle uğraşanlar
  • Tarımsal ürünleri alıp satanlar
  • Kereste ve mobilya ticareti ile uğraşanlar
  • Emlakçılar ve oto galerileri, oto çekicileri, oto yedek parçacıları
  • Kuyumcular,
  • Kum ocakları.
  • Otel ve lokanta işletmecileri

Yasadışı Faaliyetler

Yasadışı, Kayıtsız ve Vergisiz Faaliyetler;

Devletin kontrol ve yönetiminden kaynaklanan boşluklardan istifade eden örgütlenmiş suç örgütleri vasıtasıyla yasadışı faaliyetler sonucu elde edilen kazançlara yeraltı ekonomisi denilmektedir.

Bu tür yasadışı faaliyetlerden elde edilen gelir gayri safi milli hasıla hesaplarına yani kayıtlı ekonomiye dahil edilebilirler.

“Yeraltı ekonomisi faaliyetlerinden elde edilen gelire kara para, bu paraya mali sistemde yasal fon görünümü kazandırılmasına ise kara paranın aklanması denilmektedir.“

Yasadışı, Kayıtsız ve Vergili Faaliyetler;

Sahte veya içeriği gerçeği yansıtmayan fatura düzenlenmesi, taklit mal ticareti ve tefecilik bu tür faaliyetlere örnek gösterilebilir. “Vergi Usul Kanunu uyarınca, vergiyi doğuran olay ceza yasalarıyla yasaklanmış olsa bile eğer bir gelir elde edilmiş ise bunun vergi kapsamına alınması mümkün olabilir.”

Kayıtlara Hiç Girmeyen Ekonomi

Kayıt altına alınmayan ekonomi kapsamına giren faaliyetler; imalat, mal teslimi ve hizmet sunumunda bulundukları halde herhangi mükellef kaydı ve vergi idaresi bünyesinde kayıt altına alınmadıkları için bu kapsamda ifade edilirler.

Bu faaliyetlere ülkemizde işportacılık, fason imalatlar, araç park etme işlemleri, herhangi bir işletme kaydı olmaksızın evlerde yapılan imalat, satış ve hizmet faaliyetleri ve benzeri faaliyetler örnek verilebilir. Söz konusu faaliyetler vergi dairesi, belediye ve SGK bilgisi dışında yürütülmektedir. Bu sebeple bahsedilen faaliyetlerde bulunan iş sahibi ve çalışanlar kayıtsızdır.

Kayıt Dışı İstihdam

Çalışanların genellikle gerekli vasıflara sahip olmadan, asgari yaş haddi, asgari ücret, fazla mesai ve işyeri standartları gibi konulardaki düzenlemelere uyulmadan, gerekli sosyal güvenlik, vergi ve diğer fonların eksik ödendiği veya hiç ödenmediği istihdam biçimidir.


KAYNAKÇA

Baldemir, Ercan, M. Faysal Gökalp, and Arş Gör Mehmet AVCI. “TÜRKİYE’DE KAYITDIŞI EKONOMİNİN MIMIC MODEL İLE TAHMİNLENMESİ.” Süleyman Demirel üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi dergisi 10.2 (2005): 231-243.

Çekmece, Cengiz. Kayıtdışı Ekonomi ve Türkiye’deki Mevcut Durumu, Çözüm Önerileri. Diss. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019.

SARILI, Mustafa Ali. “Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonominin Boyutları, Nedenleri, Etkileri ve Alınması Gereken Tedbirler.” Bankacılar Dergisi 41 (2002): 32-50.